Haber Üstü

ARA GÜLER’DEN ARMAĞAN

4

Çektiği fotoğraflarını görünce; “Nesi var bu fotoğrafların. Bunları ben de çekerim” dersiniz. Zaten çoğu sanat eseri insanda önce bu duyguyu yaratır. “Bunu ben de yaparım ne olacak ki?” der insanların çoğu. Ama yapmaz, yapamaz. O fotoğrafı Ara Güler çekip ortaya koymuş,sergilemiştir. O herkesin “Çocuk resmi gibi, basit çizgilerden oluşan bir karmaşa” dediği Guernica tablosunu Pablo Picasso yapmıştır. Düşünen Adam heykelini Rodin yapmıştır. New York’taki spiral bir rampa gibi yükselen Gugenheim Müzesi’ni Mimar F.L.Right yapmıştır. Tabi eser ortaya çıkınca herkes konuşur; “Ben de yaparım, ben de yapardım.. Nesi var bunun?!” diye. Yapın öyleyse, ne duruyorsunuz?
Ara Güler 90 yaşında 18 Ekim 2018 Perşembe günü İstanbul’da vefat etti. Gazeteci, foto muhabiri, fotoğraf sanatçısı, objektifi ile tarih yazan adam gibi sıfatlarla duyuruluyor ölüm haberi. Ara güler bir Türkiye Sanatçısıdır. İstanbullu bir Ermeni ailesinin çocuğudur. Çektiği fotoğraflarla tüm dünya basınında, sanat çevrelerinde saygın bir yeri vardır. KIYIDİLİ dergisinin Güz-2018 sayısında Afrodisias ile ilgili yazımızda Güler’in kulağını çınlatmıştık. Ara Güler’in 1958 yılında Menderes döneminde, Bozdoğan Barajı açılışına gitmek isterken, yolunu kaybederek, tesadüfen zifiri karanlıkta Afrodisias antik kentine varmasını, Geyre Köyü’nün antik kent üzerinde yerleştiğini, yüzlerce fotoğraf çekerek bu kentin Dünya’da tanınmasına Ara’cı olduğunu anlatmıştık.
ARA’NIN AFRODİSİASI
Ara’nın Afrodisias fotoğraflarına iyi bakan birisi o fotoğraflarda hiçbir kurgu kaygısı göremez. Sanatçı ne kendi bakış açısını düşünüp kurgulayarak, ne de çektiği objeleri kurgulayarak fotoğraf çekme kaygısı taşımamıştır. O fotoğraflar neyse, olduğu gibi, kaygısızca çekilen fotoğraflardır. Kendisi de “Fotoğraf Sanatçısı” olduğunu kabul etmez. Foto muhabiri olduğunu söyler. İstanbul fotoğraflarında, bilhassa eski ambarların, depoların bulunduğu Eminönü hamal fotoğraflarında, Karaköy balıkçı fotoğraflarında yaşamı olduğu gibi fotoğraflarına yansıtmıştır.
Ara Güler’in adına ilk kez ortaokul öğrenciliği yıllarımda, yaz tatilinde dedem Büğlücü Hüseyin Çavuş’un Kızılcakuyu mevkiindeki bağında üzüm sererken rastladım. Çal, Yukarıseyit köyünde, eski gazeteler yere seriliyor, onun üzerine potas suyuna ıslanmış üzümler seriliyordu. Cumhuriyet idi eski gazeteler. Picasso’nun harika fotoğrafları vardı. Ara Güler’e ve Picasso ile yaptığı röportaja yer vermişti gazete. Resme meraklı bir çocuk olarak bir solukta okumuş ve gazetelerden birini almış, saklamıştım. Köye ancak bu tür işlerde kullanmak için gazetenin eskisi geliyordu.
İNSAN PORTRELERİ UNUTULMAZ
Güler’in insan, daha çok sanatçı fotoğraflarında kurguyu, özeni, kaygıyı görürüz. Onun Orhan Veli, Sabahattin Eyuboğlu, Sait Faik, Bülent Ecevit, Tayyip Erdoğan, Picasso, Dali vb. gibi fotoğraflarında açı, ışık, kadraj, objenin konumu ayrıntılı olarak düşünülüp kurgulanmıştır.
İstanbul’da Galatasaray semtindeki Güler Apartmanının zemin katını Ara Kafe olarak oluşturmuş, kentlinin keyifle sohbet ettiği, kahvaltı yaptığı, sanat ve edebiyatın konuştuğu bir mekana dönüştürmüştür. Ara Kafe’ye uğradığımızda kendisini de görme ve sohbet etme fırsatlarımız olmuştu.
90 yıllık ömrünün 70 yılında durmadan fotoğraf çekmiş, bu fotoğrafları çok ciddi şekilde arşivlemiştir. Türkiye Tarihi biraz da Ara’nın fotoğrafları ile bize armağandır. Ülkemiz ve Dünya çok değerli bir insanını, sanatçısını kaybetti. Ruhu şadolsun.

Yoruma kapalı.