Haber Üstü

YASAMA VE YÜRÜTME

53

Biz vatandaşların yaşamlarımızı düzgün ve huzurlu bir şekilde sürdürebilmemiz için bizim seçtiğimiz milletvekilleri yasama görevleri çerçevesinde kanunları ve yönetmelikleri çıkarırlar, yasa ve yönetmelikler resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.
Buraya kadar güzel ama bundan sonrası biraz vahim! Neden mi? Bu yasaları yürütme görevinde olan yerel yöneticiler, valiler, kaymakamlar ve belediye başkanları (tabii ki hepsi değil) işleri oluruna bırakır özellikle belediye başkanları ben bu kanunları uygularsam vatandaşlar bana oy vermezler bi daha buraya seçilemem diyerek yasaları ve kendi aldıkları göstermelik karar ve uygulamaları icraata geçirmezlerse günlük yaşamını sürdürmek mecburiyetinde olan vatandaşlar kendi kafalarına göre serbestlik ilan ederler ve kendi kanunlarını yaparlar. Bu konuda yıllarca ve defalarca yazmamıza rağmen sanki bir belediye başkanının veya vatandaşlarımızın kötülüğünü istiyormuşuz gibi yazılarımız duymazlıktan geliniyor!
Gazeteci veya basınla uğraşanlar halkın gözü kulağıdır! Hakaret etmeden ithaf etmeden halkın beklentilerini ve dileklerini yetkililere ulaştırmaya çalışır. Öteden beri bu böyle olmuştur.
7 Eylül 1999 günlü gazetemizde 13 Eylül tarihinde okulların açılacağını, ilçemizin Denizli Uşak karayolu üzerinde biri lise birisi de ilkokul iki okulumuzun olduğunu, bu okullarımızın arka kapıları olmadığından okullardan çıkan öğrencilerin devlet karayoluna çıkacağını, burada kazaların olabileceğini, anaların yüreğinin yanacağını yazdık! Hiçbir yetkili önemsemedi dikkate almadı. Çok kısa bir zaman sonra 21 Kasım 1999 tarihinde 16 yaşında kız öğrenci hızla gelen bir aracın altında kaldı ve hayatını kaybetti.

Özellikle seçilmişler oy kaybı korkusu ve yanlarında taşıdıkları şahısların etkisi ile bazı yanlış kararlar alırlarken, yaptıkları veya başkaları tarafından belediyeye hediye olarak verilen tesisleri hizmete açamıyorlar bile! İlçemizde yapılan otopark, oto santral garajı çarşı caddesinin yani Denizli Uşak karayolunun otopark olmaktan kurtarılması, işyerlerinin önündeki kaldırımların sorumsuzca kullanılması (işgal edilmesi) ve iş adamı Salih Kuzu’nun hediye ettiği tenis sahası bunların başında.
Öte yandan sırf gösteriş olsun diye büyük paralar harcanarak inşa edilen Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın yaptırdığı mesire alanının, insanlarımız tarafından ilgi görmemesi üzerine boşaltılması, yapılan masrafların yeni bir proje geliştirilmezse çürümeye terk edileceği yine görevlilerin görevlerini ekonomik ve insanların faydalanabileceği bir şekilde yapmadıklarının bir göstergesi değilmi?
Bu durumların sonunda da insanlar günlük yaşamlarını sürdürebilmek için, kendi yasalarını kendileri koyuyor ve yurt dışında her türlü kurallara riayet eden vatandaşlarımız bile, ülkemize gelince yasalara uymamayı marifet sayıyorlar. Özellikle sürücüler işaret levhalarına uymuyor, her mahallenin girişinde bu beldeye hurdacı, dilenci seyyar satıcı giremez veya buraya moloz dökmek yasaktır levhaları olmasına rağmen, herhalde vatandaşlarımızın okur yazarlığı az ki her yere moloz dökülüyor veya mahalleler de de seyyar satıcılar hurdacılar serbestçe kol geziyor!
Saygılarımızla!